Açılış Sayfası Yapın  Favorilere Ekleyin  Bize Yazın 
Benimsayfam.com Eğlence Sohbet Güzel Sözler Oyun

Ana Sayfa - Alışveriş - Linkler - Eğlence - Güzel Sözler - Slayt - Puzzle / Yapboz - Oyun - Fıkra - Sohbet - E-kart - Derlemeler

 Derleme Kategoriler
Diğer 40
Dostluk Üzerine 25
Düş Hekiminden 9
Faydalı Bilgiler 14
Gizemli Hikayeler 4
Güzel Sözler 26
Hayat Dersi 140
Kadın - Erkek 60
Komik Yazılar 76
Makaleler 10
Sevgi Aşk Üzerine 78
Sizin Yazılarınız 31
Şiirleriniz 54
Tantra Totem 1
Yaşanmış Olaylar 16
Yurdumun İnsanı 24
Yeniler  
Çok Okunanlar  
Çok Beğenilenler  
Bütün Güzel Yazılar  
 
 Arama Yap

 



Fast-food Felsefesi

Kategori Hit Toplam Oy Puan Puan Ver Yorum Tarih

Sevgi Aşk Üzerine

3.229  38  6,7 - 2 16 Şubat 2007  

 Nereye koşuyoruz bilmiyorum, bu acele niye, nereye yetişmeye çalışıyoruz, hayatı bir ucundan yakalamak ve onun peşinden sürüklenmek, yaşanabilme - yaşayabilme ihtimaline takılı kalmak, kaçırdığımız bir şeyler olduğu fikriyle her şeyi yarım yaşamak, sonunu tahmin ettiğimiz bir filmi yarıda bırakmak, ilk sayfasından sonra her kitaptan sıkılmak, başlamadan bitirmek.

 Bizi böylesine değiştiren neydi? Bu kadar enerji ve akıl veren veren, her şeyi önceden bilmemizi sağlayan, bildiğimiz sonları yaşamamızı önleyen böylece bize zaman kazandıran, sabır ve emek kelimelerini zihinlerimizden silen şey neydi?

 Evrimden önce 5 duyumuz vardı belki hatırlarsınız. Annenizin mutfağına girdiğinizde hoş kokular gelirdi burnunuza , sıcaklığını hissederdiniz ocaktaki yemeğin, tencerenin kapağının tıkırdadığını duyardınız, tabaklar masaya yerleştirilirken tadına bakardınız kimse görmeden, sonunda yemek için oturulduğunda ne yediğinizi görürdünüz gizlisi saklısı yoktu. Saatler alırdı ocaktan masaya gelmesi, beklerdiniz buğulanan camlara şekiller çizerken. Hiç kimse anneniz gibi yapamazdı o yemeği, anlardınız diğerlerinden farkını, aynı tat, aynı koku olmazdı. Yemek bittiğinde tatlı bir ağırlık çökerdi üstünüze, doyduğunuzu hissederdiniz, hemen kalkılmazdı masadan doygunluğun verdiği keyifle muhabbete başlanırdı. Etrafınızı saran mutluluğu hisseder tadını çıkarırdınız. Size evinizi hatırlatan annenizin mutfağı olurdu, onun kokusu olurdu özlediğiniz.

 Yemek yeme kavramının yerini atıştırma aldı, biz de hayatlarımızı buna göre düzenledik, her anına yaydık yeni alışkanlığımızı. Hayalleri olan çocuklardık, ikna gücü yüksek, prezentabl gençler olduk, rüyalarımızı unuttuk. Giderek modernleştik=evrimleştik. Kullanmadığımız duyularımız köreldi, zaten ihtiyacımız kalmadığı için fark etmedik onların yok oluşunu. Alabildiğiniz tek koku kızarmış patates, sıcaklık yanmış yağın sıcaklığı , yediğimiz şeyin ne kadar boş olduğunu fark etmememizi sağlayan tuz aldığımız tat, kulaklarımızdaki sadece bir uğultu, ne yediğimizi göremiyoruz, bir parça ekmeğin arasına saklanıyor, bizde bakmamayı öğrendik, merak etmiyoruz onu. Yanında kola içip en azından birkaç saat midemizi şiş hissediyoruz, doyduğumuzu düşünüyoruz.

 Fast-food mantığıyla yeniden kurduk hayatlarımızı. Mutfağa ihtiyacı kalmadı modern insanın, zamanını mutfakta geçirmesine gerek yoktu. Zamanı çok daha güzel, daha yaşanası olanlara ayırabilirdi. Emeği, sabrı, düşünmeyi, hissetmeyi unuttuk, bizim için her şey hazır, sadece kasanın önüne gitmek yeterli, orada sunulanlardan istediğimizi seçip atıştırabiliriz, hala eski günleri özleyen birkaç kişi kalmıştır diyerek türk usulü hamburgeri icad ettik, ev yemeği kavramını yarattık özlemi yok etmek için, onu da bugüne uyarladık ondaki emeği de yok ettik.

 Aynı tatları aldık aynı olduk. Fast-food gençliği aynı annenin çocukları. Özlediklerimiz, istediklerimiz, yaşadıklarımız, aşklarımız aynı.

 Hayatlarımızda, yediklerimiz gibi; hızlı, basit, tatsız anılarla pekişmeyen duyularımız, duygularımızı güdükleştirmiş. Dondurulmuş köftenin verdiği hazdan fazlasını aramıyoruz yaşadıklarımızda.

 Fast-food felsefesi: zamanımız yok, yetişmemiz gereken bir hayat var.

 Aynı annenin çocukları birbirimizi anlıyoruz, bir şey beklemiyoruz ne kendimizden ne de karşımızdakinden, kabullendik gecelik aşkları, sevgileri. Barlarda satılıyor artık, yine kasanın önüne gidip alıyorsunuz istediğinizi. Kokuları, tatları aynı, ne seçtiğiniz fark etmiyor. Doymayacağınızı biliyorsunuz ve yanında bolca bira içiyorsunuz, emek harcamıyorsunuz onun için, zaman değerli, zaman yaşanacak olana . Ne kadar çabuk tüketebilirseniz diğerlerine o kadar çok vakit kalıyor. Ne kadar tüketirseniz o kadar yaşadığınızı, doyduğunuzu sanıyorsunuz.

 Hayallerimizi dondurucuya kaldırdık, unuttuk isteklerimizi.hoşça vakit geçiriyoruz. Aynı tatlar sardı etrafımızı ayıramaz olduk birbirinden. Gecelerden ibaret anılarımız unutulmuş yüzlere, adlara ait. Bilmiyoruz, yaşamadık ki unutulmuşluğun acısını,unutmuş olmanın hüznünü aşk sandık, sevgi sandık, doyduk sandık, yaşamayı vakit geçirmek sandık.

<<   Müşteri Hizmetleri ve Yaşanan Olaylar  <<   >> Bir Çiftîn Günlüğü    >>

Puan ver 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Yorum Yapın!

Yapılan Yorumlar
Yazan : senem tunca
Tarih : 05 Mayıs 2007 Cumartesi
Yorum : 1o uzerınden 1o tebrık ederım...
Yazan : sıla sözen
Tarih : 12 Haziran 2007 Salı
Yorum : cok güzel olmus bu yazı...elinıse yüreğinıze sağlık...bizi gercek bizle karsılastırdıgınız için tşk:)

Bütün yorumlar için tıklayın.

Açılış sayfası yapın!

Okul Çantası
Okul Çantası

Oyuncax.com


Çocuk Halıları
Çocuk Halısı
Oyuncax.com - Oyun Halısı


Barbie Oyuncak Bebek
Barbie Bebek
Oyuncax.com Oyuncak Bebekler


Akülü Araba
Akülü Araba

Oyuncax.com Akülü Arabalar


Puzzle / Yapboz Çeşitleri
Puzzle Yapboz
Puzzle Dünyası



Hepsioyun.com

 


Benimsayfam.com  Alışveriş  Son Dakika  Linkler  Eğlence  Güzel Sözler  PPS  Oyun  Fıkra  Puzzle  E-kart  Derlemeler  Gazeteler
 
 Oyuncak - Oteller - Akülü Araba - Alışveriş - Aktüel - Flash Oyun - Uçurtma - Firma Ekle
   Bize Yazn  Açılış Sayfası   Favorilere Ekle
- Online Kullancı : 94